Yeter ki üretmeye kafa yorulsun…

Yeter ki üretmeye kafa yorulsun…

Kadın eğer  üretmek isterse içindeki imkan ve koşulları değerlendirerek mutlaka bir şeyler üretebilir.

Hatice KEVEN ŞİMŞEK

haticesimsek@sunbera.com

Kadın eğer  üretmek isterse içindeki imkan ve koşulları değerlendirerek mutlaka bir şeyler üretebilir. Yeter ki verimsiz bir yaşam şeklini kendine ilke edinmesin. Yeter ki üretmek , ekonominin içinde aktif bir şekilde yer almak istesin.Kadının hep bahsettiğimiz pratik zekası, sorunlara hızlı çözümler üretebilme yeteneği,yaratıcı zekası tam da bunlar için değil midir? 

Daha önceki yazımda kadınların iş hayatında daha az olmalarında acaba sorun kadının kendisinde mi ? demiştik ve sonunu ‘kararlı ol, harekete geç ,risk al ve başar’ olarak bağlamıştık. Geçtiğimiz günlerde iş dünyası ile içi içe , düşüncelerine değer verdiğim bir yakınımla kadın girişimcilerin artırılması için ne yapabiliriz diye konuştuk. Konu şunun üzerine odaklanıyordu , ‘eğitim seviyesi düşük,daha önce hiç çalışmamış, belki sosyal baskılara maruz kalmış,tek görevinin ev olduğu adledilmiş ‘ kadınları ekonomik olarak ,sosyal olarak nasıl özgürlüğe kavuşturabiliriz üzerineydi. Konuşmanın devamında iş hayatına atılmak isteyen kadınların hangi iş alanına yatkınlık gösterdiklerini sorunca tek kelime ile ‘pasta ,börek’ deyiverdim.

Başka neye yatkınlık gösteriyorlar diye düşününce de yine benzer alanlarda gezindim. Kadının en azından uzmanlaştığı alandan , yani tanıdık olduğu alandan ufak ufak işe başlaması iyidir . Aslında bu bana başlarda gayet mantıklı geliyordu ,işin özünde ise bu en  risksiz olan tercihdi. İşte ana kelimeye yine geldik ‘Risk alabilme’. Kadınların girişimci olabilmesi adına  kullanılan büyük –küçük desteklere baktığımızda onlar da bundan farksız değildi. Kadınlar desteklerle kendi bildikleri alanda ,çokça pasta-börek yeri açmış , bir kısmı evden ‘çalışan kadınlara’ ev yemeği hizmeti vermiş , destek kullananların çoğu ise bir süre sonra işi tamamen bırakıp gitmişti. Yani ekonomiye katkıları bir sürelikti.

Gelelim benim de düşüncelerimi etkileyen ve bahsettiğim yakınımın söylediklerine ; “Neden hep pasta-börek. Neden hiç risk almıyorlar? Geçenlerde okudum tarlada mahsülü toplayacak insan bulunmadığı için ürünler  tarlada çürümeye terk edilmiş. Bu kadınların bir kısmı tarlada ürünleri toplayabilir.Bir kısmı işleyebilir.Bir kısmı satabilir, hatta ihracatını bile yapabilir. Ekonomik döngüye de ürünü tarlada bırakmadığı için artı değer katabilir. Ama risk almak istemiyorlar. Bir de sanırım pasta-börek yapmak daha kolay geliyor.”

Hakikaten kadın evin içinde olmak istediği kadar ekonominin de içinde olmak isterse karşısına iş seçeneği açısından  çok fazla alternatif çıkabiliyor. Yeter ki cesur olsun ve risk alabilsin. Yaratıcı zekasına güvensin ve üretsin. Üretmeye kafa yorsun. Hiçbir şey kolaylıkla olmuyor, hele ki üretmek gibi bir düşünceniz varsa. 

Şartları her ne kadar farklılık gösterse de cesaret etmiş ve şu an iş dünyasında saygıyla anılan örnek, güçlü kadın girişimcilerimiz var. Örneğin ; yatak üretip dünyanın birçok ülkesine satan Aynur Erman gibi, kocasından kalan iş yerini kapatmamak için mühendislik okuyup hala çalıştıran Zuhal Gözüküçük gibi, erkek işi demeden çeliği demiri şekillendirip kapı üreten Arife Güler Kaftancı gibi . Ve biz bir şeyler üretelim diye tüm köy kadınları bir araya gelerek eski bir okulu üretim merkezine çevirdiği; tarladaki organik ürünlerini katma değerli hale getirip tüketiciye ulaştırdığı KAÇEM Kooperatifi gibi…. Bakmak istediğimizde farklı zorlu hikayelere sahip çok fazla kadın girişimcimiz var. Madem kolaylıkla olmuyor , zorlamalı , yorulmalı biraz değil mi?

Google+ Linkedin