Kayseri’nin şarap üreten kadını Oluş Molu

Kayseri’nin şarap üreten kadını Oluş Molu

Çocukluğunun geçtiği çiftliği profesyonel organik tarım uygulamalarıyla iş yerine de dönüştüren Kayseri’nin örnek genç kadın girişimcilerinden Oluş Molu kendi bağında yetiştirdiği üzümlerle şarap üretiyor.  Şaraplarını bir sanat eseri olarak nitelendiren Molu’nun ürünleri kazandığı birçok önemli ödülle erkek egemen sektörde önemli yer edinmiş bile. Yaklaşık 10 yıldır ‘Vinolus’ markası ile şarap üreten Oluş Molu , bu alanda daha uzun yıllar yolunun olduğuna işaret ederek , “Aynı bağda, aynı şartlarda yetişen üzüm, bir sonraki sene şaraba çok farklı bir tat verebiliyor. Şarap gerçek anlamda bir sanat eseri. Ben henüz emekleme aşamasındayım” diyor.

Yaklaşık  2 bin 500 dönüm alan üzerinde kurulu ve hemen her çeşit tarım ürününün organik yetiştirildiği Molu Çiftliği’nde  , küçük ve büyük baş hayvanlar ile de  süt ürünleri ve  yumurta gibi ürünler üretiliyor.Gelelim Oluş Molu’yu sanatkar yapan şarap üretimine… Çiftlikte büyük bir alanda sofralık ve şaraplık üzüm de üretiliyor. Bu üzümler aynı sahada yer alan ve  yıllık 45 bin şişe kapasiteli profesyonel bir şarap üretim tesisinde işleniyor. Organik yetişen lezzetli üzümler, şaraba işledikten sonra lezzetleri biraz daha zengin olsun diye tortuları üzerinde dinlendiriliyor ve  mümkün olduğunca da filtreleme işlemine tabi tutulmuyor. Oluş Molu etiketlerinde ise kendi dünyasını ve kendi zevkini yansıtan bir etiket kullanıyor.  Molu, “Etikette özellikle zarif ve ince harfler kullandık. Her şeyi söyleyip yazmadık. Etiketi süsleyen melek figürü de, şarabımızın yumuşak tarzıyla örtüşüyor” ifadelerini kullanıyor.

Oluş  Molu ‘nun toprağa dönüşünün hikayesinden bahsedecek olursak ; Oluş Molu çocukluğunu ve üniversite eğitimini Ankara’da geçiriyor. Molu, “Bu çiftliğin benim için çok derin hatıraları var. Çocukken yaz tatillerinde gelirdik buraya ve benim yolumu çizmemde önemli katkıları olan anılar biriktirdim. Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü’nden mezun oldum ve 7 yıl aynı üniversitede araştırma görevlisi olarak çalıştım. Çevre ve Orman Bakanlığı’nın çok sayıda projesinde koordinatörlük yaptım ve 14 yılı aşkın kamu görevinin ardından radikal bir kararla Kayseri’ye, çocukluğumun geçtiği çiftliğe döndüm. Tabi ardından özel ilgimin olduğu organik şarap ve tarım için kolları sıvadım”

Oluş Molu, orta ve uzun vadeli hedefleri hakkında da paylaşımlarda bulunuyor; “Ben aynı zamanda yoga eğitmeniyim ve çiftlikte ilerleyen zamanlarda bir salon açmayı düşünüyorum. Çiftlikteki hayvan sayısını artırmak ve şarap üretimine devam etmenin yanı sıra bir de butik otel hayata geçirmeyi istiyorum” diyor. Olumsuzluklarla baş etmeyi ise kendisine rehber edindiği Mustafa Kemal Atatürk’ü örnek alarak başardığını aktaran Molu, “Toprağa dönüş, aslında bir özgürlük ve bağımsızlık mücadelesi. Bu mücadeleyi verirken muhakkak engeller çıkıyor yolunuza. Ben karşılaştığım engelleri, Mustafa Kemal’in hayatını örnek alarak çözmeye çalışıyorum. O neler başarmış, sen bunlarla mı başa çıkamayacaksın diyorum kendime” sözlerini kaydediyor. Oluş Molu sadece bir işletmenin sahibi değil, aynı zamanda çok sayıda kuruma başkanlık yapmış, dernekler kurmuş, kadınların iş hayatında ve sosyal hayatta daha aktif olmaları için çalışmış bir kanaat önderi.  Oluş Molu,  kadınlara ve gençlere “kendilerini tanımaları ve ne istediklerini doğru şekilde analiz ederek hedef belirlemeleri gerekiyor” sözleriyle yol gösteriyor.

“Toplum destekli tarım modeli geliştirmeliyiz”

Türkiye’nin organik tarıma elverişli olduğuna vurgu yapan Molu, “Türkiye organik tarım için aslında elverişli bir yapıya sahip. Henüz topraklarımız kirlenmedi. İklim çeşitliliği yönünden de farklı tarım ürünlerini yetiştirebiliyoruz. Devletimiz organik tarım açısından üreticileri desteklerse biz dünyada çok büyük bir pazara sahip oluruz. Yurtdışı fuarlarını takip ediyorum. Türkiye fuarlarda ürün çeşitliliği yönünden çok zayıf kalıyor. Bu konuda desteklenmemiz gerekiyor” diyor. Organik tarımda yaşanan en büyük dezavantajın ise güven problemi olduğunu kaydediyor. Hemen her üründe organik ibaresinin yer almasının tüketici gözünde eksi puan olduğunu aktaran Molu, kendi işletmesi içinse kontrollü ve sürdürülebilir bir büyüme modeli benimsediğini söylüyor: “Bazı yanlış kararları hızla aşmamız gerekiyor. Öncelikle tarım topraklarımızı korumalıyız. Sürdürülebilirlik ve kalitede istikrar sağlamak üretim için çok önemli. Burada ise devreye bilinçli tüketici girmeli. Toplum destekli tarım modeli geliştirmeliyiz. Ben şu anda butik üretim yapıyorum, 30 civarında müşterim var ve onlarla yüz yüze iletişim yoluyla satış yapmayı önemsiyorum. İşletmem büyüse ve üretim kapasitem artsa dahi benimsediğim satış kültürünü değiştirmek istemiyorum. Bu anlamda daha kontrollü bir büyümeyi önemsiyorum

Google+ Linkedin