Kadınlar  4 bin yıldır iş hayatında olma çabası (mı) veriyor

Kadınlar 4 bin yıldır iş hayatında olma çabası (mı) veriyor

Kayseri denince akla insanına has ticari zekası gelir ve bir de kadim Anadolu toprakları… Birçok medeniyete ev sahipliği yapmış , medeniyetler beşiği… Bundan yaklaşık 4 bin yıl önce dünyanın en eski  ticaret merkezi Kültepe’ye ev sahipliği yapan girişimci kenti, günümüzde ise Türkiye’nin en önemli sanayi ve ticaret merkezlerinden biri …
Kayseri.

Geçtiğimiz haftalarda  Kültepe ana teması ile gerçekleştirilen ve  ASKON Kayseri tarafından geleneksel hale getirilen Ekonomi Zirvesi’nde  ana tema geçmişten günümüze iş hayatında kadının yeri oldu. Zirve önemli kadın girişimcilerin hikayeleri ile renklenirken bir yandan da düşündürdü. Şöyle ki; toplantıda verilen bilgilere göre bundan yaklaşık 4 bin yıl öncesine ait Kaniş-Karum bölgesini içine alan ve  dünyanın en eski ticaret merkezi Kültepe’den çıkarılan  tabletlere bakıldığında  ticarette kadınların da  aktif rol aldığı görülüyor. Bugüne kadar çözümü yapılan çivi yazılı bu tabletlerde; Nahşatum, Şimatsuen, Zapi Zapi, Akidia ve Madawada adlı kadınlar, dönemin en zengin kişileri arasında yer alıyor. Bu dönemde kadın ve erkek, ticarette tamamen eşit haklarla anılıyor.

Diğer yandan günümüze döndüğümüzde zirvenin temalarından biri olan iş hayatında kadının konumuna dair hala eşitlik talepleri yer alıyor. Yani bundan binlerce yıl önce eşit haklarla anılan kadınlar , günümüzde hala eşitlik istiyor.

İSO Yönetim Kurulu Üyesi ve Tepar Tekstil A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Sultan Tepe
3. Kültepe Ekonomi Zirvesi
İş hayatına , siyaset ve politikaya ,ülkenin tüm dinamiklerine baktığımızda büyük ölçüde  kadının iş hayatında daha çok yer alması  gerektiği görüşünde birleşiliyor. Peki ama sorun nerede?  Zirve’de konuşmacı olarak yer alan Tepar Tekstil A.Ş.  Yönetim Kurulu Başkanı Sultan  Tepe’nin  de dediği gibi kadının kendinde mi?

İş hayatında kadınların var olması gerektiği ile ilgili hep engelleri belirtip , belki de bir nebze bahaneler üretirken , kadının toplumda ve bireysel  alanda kendini nasıl konumlandırdığını biraz pas geçtik galiba? Bundan dört bin yıl önce değil iş hayatına başlamak , ticarette uğradığı haksızlığın peşine düşerek mahkemeye çıkan kadın , cesaretini ve gücünü unuttu mu acaba?

İmkansızlıklar ,  haksızlıklar, engeller elbette var, var olmaya da devam edecek. Bunların arkasına sığınmadan ,ayağa kalkan , cesaret eden ve yola çıkan , risk alabilen  kadınlara daha çok ihtiyaç var. Baktığımızda güzel örneklerimiz  de var. 

Sultan Tepe’nin  şu  sözlerine kulak vermekte fayda var.   “Temel problemlere baktığımızda sorunun bir kısmının kadının kendinde olduğunu gördük. Belki de en üzüldüğümüz nokta o. Çünkü kendimizde olan kısmı çözemezsek isteyeceğimiz diğer noktalar çok anlamlı olmuyor. Şunu vurguluyoruz: Cesaretli olun, yola çıkın ve risk alın. Tüm anne ve babaların bu duyguyla çocuklarını yetiştirip vakti geldiğinde de hadi demesi gerekiyor. Onlar arkalarından ittirildiği zaman yürüyorlar, gidiyorlar ve cesaretleri de oluyor.

Gerçekten Avrupa, Amerika , Uzak Doğu’ya da baktığımızda kadın işin içinde, kadın ekonominin içinde , kadın evin içinde. Dolayısıyla da Türkiye ekonomik olarak ilk 10’da olmak istiyorsa nüfusun yüzde 50’sini temsil eden kadınların iş hayatında olma oranını yüzde 10-16’lardan yüzde 40’lara çıkması lazım. Kadının ekonomik hayatın içinde daha az yer alması kaynak kaybıdır. Böylesine zeka ,böylesine risk alabilen ve sorunları pratik şekilde çözebilen bir kısmımızı evin içinde bırakırsanız oradaki kaynakları kullanamıyorsunuz demektir. İnsan kaynağını doğru kullanmayan hiçbir toplum ekonomik olarak ilerleyemez. Sosyal açıdan da mutlu olmak istiyorsak kadınlar hem çalışma hayatında hem evde olacaklar. Bunun yolu bu.  ”

Google+ Linkedin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*